Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
GAM VE KEDERİN VARSA SEVİN!ONLAR,YARIN SENİN İÇİN HAZIRLADIĞI BULUŞMA TUZAĞIDIR. ZİRA İNSAN GAM VE KEDERLE DOLU OLDUĞU ZAMAN HAKK'A SIĞINIR,HAKK'I HATIRLAR."
"GAM VE KEDER BİR HAZİNEDİR.SENİN HASTALIĞIN VE BAŞINA GELEN BELALAR,SIKINTILAR DA BİRER HAZİNEDİR."
"KEZA GAM VE KEDER,GÖNÜL AYNASININ ÜZERİNDEKİ TOZLARI ÜFLEYEN MANEVİ BİR LUTUF RÜZGARIDIR;SAKIN ONU KÖTÜ BİR FIRTINAYA BENZETME!..."
"BU AŞK YOLUNDA BENİ GAMDAN BAŞKA KİMSE HATIRLAMIYOR,GAM VE KEDERE BİNLERCE DEFA AFERİN!.."
Her gece saatler melankoliye döner ve söner şehrin ışıkları. Ya sonra... Bilirmisin, saatin bilmem kaçı, güvercinler kanatlarında melodiler türetir ve parmakların uçlarında zul olur. Mistik bir andır yaşayacağın. Şehrimin emanetini sana bırakıyorum mahmur bakışlarımın altında. Sahip çık emanete ve kendine sevdaseli, duyguseli yoğunluğunda iyi bak. sevgiyle kal. Mutlu sabahlar.
******coca colanın anlamını allah rızası için tüm tanıdıklarımıza dağıtalım *************
İŞTE COCA COLA GERÇEĞİ
Cola Colanın Anlamı..................! Yahudi asıllı, gelirinin bazen bir kısmını bazen de tamamını İsrael'e vererek, Filistindeki vahşetin ve insanlık dışı o katliamın ortaklarından birisi de Coca Cola şirketidir. Üzülerek belirtmek gerekiyorkı; O şirketinde ayakta durmasını sağlayan yine biz müslümanlarız. Yani içtiğimiz her şişe cola ile Filistindeki kardeşimize bir mermi atmış oluyoruz bir nevi.
Coca Cola'nın ne anlama geldiğini düşündünüzmü hiç? İşte bunun cevabı:
Coca Cola yazısını yansıtmalı olarak ters çevirdiğinizde arapça bir yazı teşkil etmektedir. Ve de bu yazıda "La Muhammed La Mekka" yazısı ortaya çıkmaktadır. "La" arapçada olumsuzluk ekidir. Yani bu cümle o zaman: "Muhammedi ve Mekke'yi ortadan kaldırmak" anlamını taşımaktadır. İnanmak güç ama ne kadar cahil olduğumuzu kendi gözlerimizle görmeye Hala Coca Cola içmeye devam edecekseniz!!!
Uzun geçen bir gecenin ardından bulutrlar hükmünü koydu aydınlığa. Galiba sonbahar ağırlığını gösterdi şehrimde. Erciyes artık bir başka hüzün bakıyor. Semaha kalkıyor her gece yıldızlar. Sevdaseli, duyguseli yoğunluğunda en güzel akşamlar senin olsun. Güzel bir hafta sonu geçirmen dileğiyle sevgiyle kal. Mutlu günler.
Bugün hava çok sıcak ve sanırım gece gökyüzü yıldızlarla dolacak. Aç avuçlarını ve düşen yıldızları topla. Yıldızlar kadar hayallerin gercek olsun. Mutlu, huzurlu, sevgi dolu bir akşam geçirmen dileğiyle, sevdaseli ve duyguseli sağanağında mutlu akşamlar. Sevgiyle kal :)
Rabbim Allah’tır deyip güzel işler peşinde koşan kimseden akıllı ve haklı kim vardır? Mide için yaşamak maharet değildir.O işte hayvanlar insanlardan daha öndedir. İnsanın şerefi ve asıl işi mide değil, marifettir. Marifet, içinde yaşadığı mülkün sahibini tanımak ve O’nun mülkünde edep üzere yaşamaktır.
Rabbini unutup nefsine tapan, mide ve menfaati için yaşayan kimsenin şerefi, midesinden çıkan kadardır.
Mümin, Allah ile emniyet bulmuş kimsedir. Allah tarafından mümine azaptan emniyet garantisi verilmiştir.
Mümin, dünya ve ahirette kötü hallerden ve azaptan korunmuştur çünkü imanı ona hep güzel şeyleri emreder, ondan temiz işleri ister, kendisini çirkinliklerden uzak tutar.
İman nurdur: Nur hayat sebebidir. Nur, atıldığı kalbi diriltir, temizler, süsler, tatlandırır ve huzura ulaştırır.
İslam, selamet demektir. Kim iman dairesine girip İslamın hüküm ve edeplerine sımsıkı sarılırsa, bütün bozuk işlerden korunur, rahmet ahlakı üzere olur, ölünce edebi saadeti bulur. Bu yüce Allah’ın verdiği bir garantidir.
S.A. KARDEŞİM ..ZİYARETLERİNİZ VE GÜZEL MESAJLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM..ALLAH RAZI OLSUN..HER DAİM YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN...
Cuma günü olunca, mescidin her bir kapısında melekler vardır, ilk gelenleri sırayla yazarlar. İmam (minbere) oturunca defterleri kapatıp, zikri dinlemeye giderler
Resulullah (s.a.v)Buyurdularki
Kim (cuma günü) yıkar ve yıkanırsa, kim erkenden (mescide) gider ve hutbenin başına yetişirse, yürür ve binmezse, imama yakın durur, dinler, malayani söz etmezse ona her bir adım için bir yıllık amelin oruçları ve namazlarıyla sevabı yazılır."
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cuma namazına üç (grup) insan katılır: 1) Kişi var, namaza katılır, boş konuşma yapar. Bunun namazdan hissesi, o konuşmasıdır. 2) Kişi var namaza gelir dua eder. Bu kimse Allah'a duada bulunmuştur, Allah dilerse onun istediğini hemen verir, dilerse vermez. 3) Kişi vardır, namaza gelir sadece dinler ve sükut eder, mü'minlerin arasından yararak geçmez, kimseye eza vermez. Onun bu namazı, daha önce geçen cumaya ve fazladan da üç güne kadar (günahlarına) kefarettir. Bu hal Cenab-ı Hakk'ın şu sözüne binaendir: "Kim bir hayır yaparsa bu kendisinden on misliyle kabul edilir" (En'am 160).
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cuma namazı, dört kişi hariç geri kalan her müslüman üzerine cemaat içinde yapması gereken vacib bir hakk'dır. Cumadan istisna edilen bu dört kişi şunlardır: Köle, kadın, çocuk ve hasta."
SEVAP KAZANMAK sanıldığı kadar zor ve çok şarta bağlı değildir. Hatta denebilir ki: Niyetinizi düzeltin, işlerinizi düzgün niyetinize göre yapın. Rabbinizin rızasına erer, her şeyden sevap kazanabilirsiniz.
Meselâ:
1. Sadaka sevabı mı kazanmak istiyorsun ama imkânınız mı yok? O halde karşılaştığın insanlara hep mütebessim dur. Sadaka sevabı aldın gitti, demektir. Onun için Efendimiz (sav) buyurmuş: “Mü’minin mü’mine karşı tebessümü sadakadır.” 2. Günahlarının sararmış yapraklar gibi dökülmesini mi istiyorsun? Hiç de zor değildir. Yeter ki yeni karşılaştığın insanlara elini uzat. İyi niyetle tokalaş, musafaha et. Bundan dolayıdır ki Efendimiz (sav) buyurmuş: “İki mü’min karşılaşınca, biri elini uzatır da musafaha ederse, sararmış yaprakların dökülüşü gibi dökülür günahları.” 3. Sadakanın en çok sevaplısını vermiş olmak mı istiyorsun? Bu da zor değildir. Küsleri barıştır, dargınların arasını bul. İşte sana en makbûl sadaka sevabı. Bu konuda da Efendimizin (sav) ikazı vardır. Şöyle buyurmuştur: “Sadakanın sevaplısı, dargın insanların arasını bulup barıştırmaktır.” 4. Rabbimizin yardımını mı istiyorsun? Sana hep ilâhî ikram ve yardımlar durmadan gelsin mi? Öyle ise, sen de insanlara yardımcı ol, desteğini esirgeme. Bu konuda da Efendimizin (sav) hatırlatması şöyledir: “Allah (cc) kulunun yardımındadır. Kul, kardeşinin yardımında bulunduğu müddetçe.” 5. Kâmil Müslüman mı olmak istiyorsun? Bu da zor değildir. Yeter ki kimseyle küs durma. Bu konuda da şöyle buyuruyor Efendimiz (sav): “Kâmil Müslüman'a din kardeşiyle üç günden fazla küs durması helal değildir.” Demek ki kırılıp incindiğimiz kimselere en çok üç gün küs durabiliriz. Daha fazlası kâmil Müslüman'a yakışmaz.
Biz de kâmil iman sahibi bir Müslüman olmak istediğimizden dolayı üç günü geçmez küslüğümüz. 6- Rabbinin merhametini mi elde etmek istiyorsun? Öyle ise hem insanlara, hem de diğer canlılara merhamet edin. Bu konuda şöyle buyurmuştur Efendimiz (sav): “Merhamet etmeyene merhamet edilmez. Siz bu dünyada canlılara acıyıp merhamet ediniz ki,
Rabbiniz de ahirette size acıyıp merhamet etsin...” Ne dersiniz bu maddelere? Bunları yapmak çok mu zor, yoksa çok mu kolay? Çok kolay değil mi ???
Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar. Hemşireler, önce pansuman yapmışlar ve ‘biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini’ söylemişler.
Yaşlı bey huzursuzlanmış; “acelesi olduğunu, röntgen istemediğini” söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar. “Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum” demiş. “Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz” deyince. Yaşlı adam üzgün bir ifade ile “Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor” demiş. Hemşireler hayretle “Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?” diye sormuşlar. Adam buruk bir sesle “Ama ben onun kim olduğunu biliyorum” demiş.
Gözyaşı mısralarının bin kere kahırlandığı alanıma yapmış olduğun ziyaret için tekrar çok teşekkürederim. Günler gelip geçiyor, temennim sağlıklı, huzurlu ve sevgi dolu zamanlar geçirmen. Sevdaseli ve duyguseli nin çığ olup akacağı gün bugün olsun. Sevgiyle kal, mutlu günler, iyi haftalar.
"Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir. " (Tevbe Suresi, 128) Allah (c.c) katında zamanların değerleri birbirine eşittir. Ancak öyle zamanlar vardır ki o zamanlarda öyle hadiseler olur ki, o vakte diğer zaman dilimlerinden daha üstün bir değer kazandırır. Receb-i şerîfin ilk Cuma gecesine isabet eden Regâib Gecesi'de bu müstesna zamanlardan biridir. Cuma geceleri böyle kıymetli vakitlerden biridir. Regaib Gecesi gibi iki kıymetli gecede biraraya gelince, bu gece dahada bir kıymetli oluyor. Bu gece, yalvarış ve yakarışların Yüce Mevla'ya sunulduğu ve O'nun rahmetinden af istenildiği umut, huzur ve müjde gecesidir. Allah Teâla'nın kullarına lütfunun çokluğu, kereminin bolluğu ve pek çok günahkarı bağışlaması sebebiyle bu geceye Regaib Gecesi" adı verilmiştir. Bu gecenin bu değeri nereden kazandığı hususunda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan biri; Hz.Amine validemizin böyle bir gecede Resulullah (s.a.v)'e hamile olduğunu anladığıdır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) Regaib gecesinin içinde bulunduğu Recep ayında çok dua eder, namaz kılar, oruç tutar, iyiliklerin her çeşidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi. Resulullah (s.a.v)'in Receb'in ilk perşembe gününü oruçla geçirdiği ve cuma gecesinde, bu kandil gecesine mahsus olmak üzere on iki rekât namaz kıldığı kabul edilir. Regâib gecelerinde dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çeşitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasında kabul görmüştür.
Bu aylara "Çok sevaplı ibadet ayları" diyen Bedüzzaman şöyle işaret ediyor :
"Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şaban-ı Muazzamada üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar." (Şualar, 416)
İdrak ettiğimiz mübarek Regaib Kandili vesilesiyle, ruhumuzu karartan kötü duygu ve düşünceleri kalplerimizden atalım. İbadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin kötü arzularını frenleyelim. Gönül dünyamızı bulandıran haset, kin, düşmanlık gibi kötü duygulardan temizleyelim.
Unutmayalım! Regaib Gecesi, üç aylar içinde kendisinden sonra gelecek olan Miraç, Berat ve Kadir Gecesininde bir müjdecisidir. Onun için bu müjdeciye kulak verip bu geceyi ve üç ayları iyi değerlendirilmelidir. Resulullah (sav) buyuruydular ki: "Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri dönmez, kabul olunur: Receb'in ilk gecesi, Şâban yarısı gecesi, Cuma gecesi, Ramazan Bayramı gecesi, Kurban Bayramı gecesi."
Bu gece bundan sonra peşpeşe gelecek bir dizi kandillerin; Miraç ve Beraat kandillerinin, on bir ayın sultanı Mübarek Ramazan ayının ve Kadir Gecesi'nin de habercisidir. Bu sebepledir ki Regaip Kandili'nde manevî gücümüz artacak, kalplerimiz huzur bulacaktır. Hayırlı kandiller.